Alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2010 Perşembe

Sanal Mağazadan Reel Alışveriş

Bu aralar bir alışveriş çılgınlığı sardı beni. Yılbaşı dolayısıyla eşe-dosta, konu- komşuya falan değil aldıklarım, hep kendime hep kendime. Hiçbir şey almazsam bir oje alıyorum, bir kalem alıyorum, ama almadan dönmüyorum.
Bir ara da internetten alışverişe takılmıştım. Ama korkumdan abartamadım. Üç-dört alışverişle sınırlı kaldı.
Şimdi birkaç siteden bahsedeceğim. Bazıları alışveriş yaptığım, bazıları da henüz yapmadığım ama en kısa zamanda (belki yarından da yakın) yapacağım siteler.

İlki markafoni. Birkaç kez alışveriş yaptım. Çevremdekiler de yaptı; kardeşim, kuzenlerim, arkadaşlarım... Bizde bir sorun çıkmadı. Ürünler gayet güzel elimize ulaştı. Fakat facebookta falan şikayetçi olanlar var. Ürün ellerine ulaşmamış falan filan... İsteyen bakabilir.





İkincisi Limango. Buradan hiç alışveriş yapmadım. Yapan var mı çevremden onu da hatırlamıyorum. Bir ara düzenli takip ediyordum. Ünlü bir modacının ismini kullanarak saat satışı yapıyorlardı. Bu modacının 'Ben saat tasarlamıyorum. Bazı sitelerde benim ismii kullanarak satış yapıyorlarmış.' açıklamasından sonra bu site gözümden düştü.

 Bir diğer sitemiz Trendyol. Buradan da alışveriş yaptım, Çevremden de yapanlar var. Yine sorun yok. Gayet memnunuz. Hatta bence bu site Markafoni'den biraz daha ucuz.







Unnado: Nurturia'dan görüp üye olduğum bir site. Alışveriş de yaptım ama bir kez. Ürün elime sorunsuz ulaştı. Ama biraz gecikme olmuştu. Sık sık kargoyu takip etmiştim ama sonunda ulaştı.






                                                          
 Sırada alışverişlerimin tasarı şeklinde kaldığı ve en kısa zamanda gerçekleşmesini umduğum üç site var.



İlki Strawberrynet. Bu üç siteden ilk keşfettiğim. Dediğim gibi henüz alışveriş yapmadım buradan ama kuzenim yüklü bir para döktü bu siteye. Bir-iki sene önce Boyner'den 250 TL'ye aldığım kremleri, strawberrynet'ten 150  TL civarında bir miktara alıyordum. Ama aldıktan sonra keşfettiğim için siteyi pek faydası olmadı.








Cheapsmells de yeni keşfettiğim bir site. Kardeşim sayesinde öğrendim. Kardeşimin iş arkadaşları eşlerine (dıdının dıdısı oldu farkındayım) hediye parfümleri bu siteden alıyorlarmış hep. Strawbeerynet'ten daha ucuz, ama çeşit daha az. Bir de sanırım  bir süredir buradan gelen ürünler biraz geç ulaşıyormuş.






Strawberrynet ve cheapsmells'in karşılaştırmasını yapan bir blog da buldum. Merak edenler için: Bakınız


Yine kardeşim sayesinde. Telefonuma kılıf almak için bakmıştım buraya. Fiyatlar süper. Türkiye'de 30 TL olan kılıflardan 1 dolardan başlayan fiyatlarla bulmak mümkün. Diğer bölümlere bakmadım, benim baktığım bölümde kargo bedavaydı. Yalnız sanıyorum bu siteden gelenler de biraz geç ulaşıyormuş elimize. Detaylı bilgi için ekşi sözlüğe bakabilirsiniz. Bu site de son zamanlarda birşeylerin (herhangi bir ürün vaya site olabilir) yorumlarını merak ettiğimde sık sık ziyaret ettiğim bir site oldu.
Bu kadar bahsedince sitelere teker teker bakasım geldi. :) Biraz takılayım ben en iyisi.. :)

10 Ekim 2010 Pazar

Güzel Bir Gün

Tembel oldum vallahi. On gün olmuş. İçimden geçiyor yazmak ama bilgisayar başına oturup da yazmaya çok üşeniyorum. Ama kafamın içinde şunu da yazayım bunu da yazayım diye dönüp duruyor taslaklar. Bir yere kaydetmeyince yarısı uçup gitmiş olabilir tabi.
Dün biraz alışveriş yaptık. Begüm doğduğundan beri kıyafet konusunda yüzü gülmeyen ben, mutlu mesut bir şekilde eve döndüm.
Önce Begüm'e alışveriş yaptık. Kış için hazırlık yaptık biraz. Uzun kollu body, tayt, çorap falan filan aldık. Malum kuzunun gardıropu her mevsim baştan döşeniyor. Bir de mont lazım kuzuya. Gitik mont reyonuna. En üst, en sağ askıda bir tanecik kıpkırmızı bir mont. Eşim de ben de ilk onu görmüşüz. Hemen el attık, bedenine baktık. Yüzümüz asıldı. Bizimkine iki beden büyük. Hadi bütün kış giysin diye bir beden büyük alalım dedik, yine büyük. Kuzuyu aldık kucağımıza, giydirdik montu, içinde kayboldu. Bir tanecik kalmış askıda, belki depoda vardır diye bir umut reyon görevlisine sorduk, 'Yok!' dedi. yıkıldık. Daha doğrusu ben yıkıldım. Hani bir şey görürsün -elbise, etek, pantolon-, çok hoşuna gider, bayılırsın, almazsan günlerce aklından çıkmaz... öyle bir mont işte. Alınacak, kafaya koyduk.Kasadan soracağız: -Eskişehir'de var mı? Varsa anneme telefon... Ama yok, Eskişehir'de de yok. -Peki İzmir'de var mı? Varsa kardeşe telefon... İzmir'de de yok. Ama ama bir saniye. Antaya'da var. Meğer depoda varmış bir tane, tam istediğimiz beden. Hemen kaptık aldık tabi. Benim ağız kulaklarda tabi. Görevlinin depodan geliş sahnesi hala aklımda :)
Begümkuş'un alışverişini bitirdikten sonra benim alışveriş seansım başladı. 'Ver elini Zara' yaptık. Zara'da 40 bedene anca sığabilmiş olsam da kabine aldığım altı parçanın üçüyle kasaya ilerlemek benim için büyük bir mutluluk. Zira Begüm doğduğundan beri kabine 6-7 parçayla girip, bir parçayla çıkıyorum, o da şanslıysam. İki adet pantolon -ne zamandır o tarz bir şey arıyordum- bir adet bluz, kısa günün karı. Aslında biraz daha alışveriş yapabilirdim ama 4 saattir kapalı mekanda olunca ailecek daraldık, attık kendimizi dışarıya.






Bir de bozulan blenderımın yerine yenisini aldım. İnternetteki yorumlara göre güzel bir alet. Çalışırken sesi az çıkıyormuş. İki kabı olması avantaj, ama küçük olan gerçekten küçük. Bütün parçalarını hemen denemek istiyorum aslında ama önce üzerime yapışan üşengeçliğimden kurtulmam lazım.




Bunların dışında boğazımıza da harcadık tabiki. Ekmek almak için girdiğimiz fırından kurabiyeler, profiteroller, kazandipleri, böreklerle çıktık. Bir yandan 'O da olsun, bu da olsun.' derken, bir yandan da 'Hem hiçbir kıyafeti yakıştıramıyorsun üstüne, hem de hominigırtlak götürüyorsun tatlıları. Müstahak sana!' diye içimden söyleniyorum. Ama hepsini aynı anda yemiyorum ki, kontrollü yiyorum. Hem ben emziriyorum. Oooh yiyim de süt olsun. :)