9 Mart 2012 Cuma

Dün Gece

Dün gece yatmadan önce Begum'e ojelerimi kaptırdım. Aramızda şöyle bir diyalog gecti:
- Anne bana eje(oje) sur
- Ama karanlık annecim, süremeyiz şimdi.
- Anne ışik yak, eje sür!!
- ?!! Hıı peki annecim..
Bu aralar bu tür diyalogları sık yasıyoruz...

8 Mart 2012 Perşembe

Durum Raporu

Pazar gunü için guzel bir post hazırlamıştım, tabi kafamda. Fotograflar çektim falan.. Begum'den fırsat bulup da yazıp yayinlayamadim. Aksam uyuyunca yazarım planları yapıyordum kiiiii Begum bilgisayara süt döktü. Bilgisayar mefta.. Fotograflar falan, hersey içinde ve herhangi bir yere kopyalanmamis.. Yani felaket!!! Neyse bir sekilde kurtardık resimleri fakat 'Y' harfi basmıyor. O yüzden telefona kaldık. Yani sadece post yazabiliyorum. Başka birşeyi yapamıyorum. :( Son yorumum da 'Y'siz biraz concon diliyle oldu kusura bakmayın, elimden olmayan sebeplerden...

3 Mart 2012 Cumartesi

Bronşiolit..

Begüm hasta. Yeni yeni düzeliyor diyebilirim, hatta öyle derken bile şüpheyle diyorum. Grip olarak başlayan hastalığı bronşiolit olarak devam etti. İlk antibiyotiğimizi de aldık böylece. Tam tarih gerekirse 25.02.2012 cumartesi, saat 22:30...
Bronşiolit genellikle 2 yaş altı çocuklarda görülüyormuş. Akciğerlerdeki bronşiolleri tutuyormuş en fazla. Viral bir enfeksiyonmuş.
'Genellikle ateş ve burun tıkanıklığının eşlik ettiği soğuk algınlığı şeklinde başlar. 2–4 gün içinde bronşiollere inerek tahriş ve küçük hava yollarında daralmaya neden olur. Bu da çocukta öksürüğe ve nefes verme sırasında duyulan ıslık gibi (vızıltı) yapar. Bazı çocuklarda solunum hızı ve eforu artıp öksürük boğuklaşarak astım gibi tıkanmaya ortaya çıkabilir. Bu dönemde genellikle ateş düşer, çoğu çocuk iştahsızlaşır, süt çocuklarında emme güçlüğü ortaya çıkar. Uykuda huzursuzluğa. sık rastlanır.' (Emme güçlüğü dışında bizimki de aynen böyle oldu.)
Doktorumuz antibiyotik dışında ventolin verdi. Günde birkaç kez buhar şeklinde uyguladık. Ayrıca sık sık burun damlası damlatmamızı söyledi. söylediklerini uyguladık. Şimdi daha iyi. Ama kontrole gideceğiz tabi. Hal ve tavırlarına bakılırsa düzeldi. Çünkü yaklaşık iki haftadır yapışık ikiz gibi dolaşıyoruz. bu aralar ayrılmaya başladık. Hatta bugün ilk defa ben başında olmadan oyun oynadı. Eski günlere döndük şükür. :))

21 Şubat 2012 Salı

Mi-mi

Bu aralar Begüm'ün en sevdiği. Bilgisayarın başına geçip 'Anne bana mi-mi aç' cümlesini çok sık kullanıyor bugünlerde.




'Buğda ne vağ?'

Begüm'le aramızda dün gece geçen muhabbet:
Uyutma çabalarım boşa çıktığı için biraz gerginim. Begüm'ün talepleri var: çorba, süt... Çorba ısıttım, içmedi. Süte geçtik. Biberona doldurdum. Biberonun üzerindeki yazıyı göstererek:


- Bu ne? Buğda ne vağ?
- Yazı var annecim.
- Buğda gağe var. (burda kare var.) Bu gağe. Bu ucgen. Bu ucgen.


Bir de geçenlerde yaşadık benzer bir muhabbeti. Restorandayız. Masada meyve var. Ayva verdim önce.Bir- iki yedi bıraktı. Sonra armut verdim. Yedi, tekrar istedi. Uzattım. Aramızda geçen konuşma :

-Bu ne?
-Ayva annecim. (hani kırmızı demeyi düşünürsün de ağzından mavi çıkar ya öyle birşey oldu.)
- Hayır, bu armut!
- !!!! Evet annecim o armut.

Kızım büyümüş de beni düzeltiyor artık. :)

12 Şubat 2012 Pazar

Hasta

Kuzucum hasta. Şimdiye kadar en şiddetli gecen hastalığı sanırım. Dün gece ateşini düşürmedik. Sabah biraz iyiydi, öğleden sonra yine çıktı. Doktorunu aradık, talimatları aldık uyguladık. Çeşme gibi burnu akıyordu yatana kadar. Burnunun tahris olma riskine rağmen iyi dedik. Ama yatmasına yakın tıkanmaya başladı. Nefes alırken zorlandığını görmek o kadar kötü ki...
Halsizligine rağmen poz vermekten vazgeçmedi ama :)

9 Şubat 2012 Perşembe

Çok Yoğunum!!

Çok yoğunum bu aralar. Bloga falan uğrayamiyorum. Önce birkaç günlüğüne İstanbul'a gittik. Dönüşte de kardesim geldi bizimle. Birlikte oraya git, burayı gez baya yorulduk.
Gez-toz çok yoğunum yani.. :)

İstanbul'da şansımıza devamlı kar yağdı. Begüm de karla gercek anlamda tanışmış oldu. ( Gecen sene de karla oynamıştı ama tam olarak algıladığını sanmıyorum.) Önce korktu. Sonra ayaklarına ezmeye başladı. Her gittiği yerde ' Ben kar bascam! ' dedi durdu. Sonra da alıştı iyice, eline almaya başladı. Kartopu yaptı, bize attı.

Daha fazla ayrıntı sonraki postlarda (umarim :) )